21 Nisan 2026 - Hayvan üreticileri kırılma noktasında. Şap hastalığı kontrolden çıkıyor
Şap hastalığıyla mücadelede ne yazık ki beklenen sonuçlar elde edilemiyor; son raporlara göre 101 işletme enfekte olmuş durumda ve bunların ikisi domuz çiftliği.
Domuz çiftliklerine yayılması, operasyonel durumu önemli ölçüde karmaşıklaştırıyor ve şimdiye kadar uygulanan önlemlerin gerektiği gibi sonuç vermediğini gösteriyor. Bir kriz kontrol altına alınmak yerine yayıldığında, devlet genel açıklamaların arkasına saklanamaz. Cevaplar vermeli, zincirdeki hangi halkaların başarısız olduğunu belirlemeli ve üreticilerin güvenini derhal yeniden kazanmalıdır.
Şap hastalığı, hayvancılığı dize getirmiştir. Virüsün yayılmasını yeterince kontrol altına alamadık, hayvanlarımızın önemli bir kısmını zaten kaybettik ve üreticilerin deyişiyle her iki üreticiden biri üretime geri dönemeyebilir. Bu sadece zor bir durum değil, kırsal kesim ve ülkenin gıda güvenliği için çok ağır sosyal ve ekonomik maliyeti olan bir yönetimsel başarısızlıktır.
Aynı zamanda, hükümet krizin kritik bir boyutu olan üreticilerin psikolojik tükenmişlik halini hafife almaktadır. Zarar sadece maddi değil, aynı zamanda keder, endişe ve geleceğe dair belirsizlik içermektedir ve bu yüzden insanidir de. Bu psikolojik yük, krizin bir parçasıdır ve bu açıdan ele alınmalıdır.
Ancak Kıbrıs'ta bu konu hâlâ ikincil bir mesele olarak ele alınmaya devam etmektedir. İşletmesinin çöküşünü izleyen bir üreticinin, şeffaflık, yeterli bilgi ve anlamlı destek olmadan mecburi edilen önlemler konusunda işbirliği yapması beklenemez.
Volt’a göre sorumlu bir devlet, şeffaflık, hesap verebilirlik ve gerçek destekle hareket etmelidir. Bu nedenle, acilen şunları talep ediyoruz:
• Etkilenen üreticilere mali destek: kredi faizlerini karşılamak için fon sağlanmalı ve karşılaştıkları, sadece hayvanların itlafından değil, üretim döngüsünün genel olarak kesintiye uğramasından kaynaklanan maliyet de dahil olmak üzere toplam maliyet hesaplanmalıdır.
• Özellikle hayvan hareketleri, denetimler ve biyogüvenlik protokollerine uyum konusunda, önlemlerin uygulanmasındaki eksiklikler tespit edilmelidir.
• Etkilenen ve yüksek riskli bölgelerdeki hayvan hareketlerine yönelik kontroller derhal güçlendirilmelidir ve doğru bilgilendirme yapılmalıdır.
• Üreticilere yönelik psikolojik destek: kriz yönetim planına ruh sağlığı hizmetleri dahil edilmeli ve etkilenen bölgelere destek sağlanmalıdır.
• Hayvancılık için bir İyileştirme Planı: üreticilerin ayakta kalabilmeleri ve üretime geri dönebilmeleri için tazminatın ötesinde bir destek planı oluşturulmalıdır.
Hayvancılıkla uğraşan üreticiler ve kırsal kesimdeki toplumun sabrı sınırlarına ulaşmış durumdadır. Bu belirsizliğe bir an önce son verilmelidir. İşleyen, ve insanları tam anlamıyla destekleyen bir devlete ihtiyacımız var.
Gidişatı değiştiriyoruz. Tavrını koy.