Tek çözüm, çözümdür!
Crans Montana’daki görüşmelerin trajik bir şekilde kesilmesinin üzerinden geçen dokuz yıllık durgunluğun ardından, Kıbrıs sorununda nihayet bir hareketlilik olduğu görülüyor; bu da, kalıcı bölünmenin yıkıcı sonuçlarından kaçınmak için, her ne kadar zayıf da olsa bir umut doğuruyor. Bu durgun geçen dönemin elbette sürece olumsuz etkileri de olmuştur çünkü hem Kıbrıs’ta hem de uluslararası alanda mevcut koşullar 2017’dekinden çok farklıdır.
Ancak, geçmişte kaçırılmış fırsatları yad etmenin kimseye bir faydası yoktur. Yapmamız gereken, geleceğe bakmak ve ülkemizi yeniden birleştirmek için muhtemelen son şans olacak bu fırsatı kaçırmamaktır. Bazı çevrelerin, müzakereler başlamadan bile çözümün bazı yönlerini şeytanlaştırarak bir karşıtlık ortamı yaratma çabaları, Kıbrıs halkına karşı yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.
Herkes şunu anlamalıdır ki, var olan seçenekler olası bir Holguin planı veya kendi kafamızdaki ideal çözüm değildir. Seçenekler, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi ile kalıcı bir şekilde bölünmesinden ibarettir.
Ayrıca şunu da anlamak gerekir ki, kalıcı bölünme, alıştığımız statükonun basitçe devam etmesi anlamına gelmeyecektir. Çözümsüz geçen her gün, Kıbrıslı Türklerin adadaki ayrı bir toplum olarak varlığını, kimliğini ve kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma imkânını daha da büyük bir tehdit altına sokmaktadır.
Adanın kalıcı bir şekilde bölünmesi, adanın kuzeyinin fiilen Türkiye’nin bir vilayetine dönüşmesi ve Kıbrıslı Türklerin kendi toplum kimliklerini giderek kaybetmeleri sonucunu doğurabilir. Kıbrıslı Rumlar açısından ise bu, ada üzerinde bizzat Türkiye ile bir sınır paylaşması anlamına gelecektir. Üstelik bu sınırı iki tarafın da kendi başına BM Barış Gücü’nün varlığı olmadan yönetmek zorunda kalacak olması, adada şu anda süregelen stabil durumu bozma potansiyeli taşıyan tehlikeli gerginliklere ortam yaratabilecektir.
Ülkemizin barış içinde yeniden birleşmesine adanmış iki toplumlu bir parti olan Volt, kurulduğu günden beridir adamızın yeniden birleşmesi hedefine ulaşma çabasında aktif bir şekilde yer almaktadır ve almaya devam edecektir.
Kıbrıs’taki tüm sorumlu siyasi güçleri, dar görüşlü siyasi çıkarları ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek herhangi bir seçime yönelik planları bir kenara bırakmaya ve gelecek nesillere birleşmiş bir Kıbrıs bırakmak için tarihin çağrısına yanıt vermeye çağırıyoruz.