24 Mart 2025 - Demokrasi Şantajla İşlemez
Dünkü durumu endişeyle izledik. İki ciddi sorun ayyuka çıkmış durumdaydı: Bir yandan polisin mevcut araçlarla bir toplantıyı etkili bir şekilde yönetme konusundaki yetersizliği veya isteksizliği, diğer yandan da sorunla gerçekten ilgilenmek yerine iletişim yönetimini seçen hükümetin sorunlu tepkisi.

Protesto hakkı tartışılamazdır ve her demokratik toplum için temeldir. Herhangi bir eylemin taleplerine katılalım ya da katılmayalım, yurttaşlar görüşlerini barışçıl bir şekilde ifade edebilmelidirler. Bununla birlikte, meşru protestoları; orantısız sıkıntılara neden olan ve toplumun geri kalanına karşı bir tür şantaj olarak duran eylemlerden ayırmak da aynı derecede önemlidir.
Dünkü kapalı yollar, mangallar ve Cumhurbaşkanının anında telefonla müdahalesi, demokratik süreçle ilgili olarak eşi benzeri görülmemiş bir alaydır. Hükümet, en gürültücü ve zorbanın kurumların dikkatini ve ilgisini çektiği, geri kalan vatandaşların ise günlük sorunlarına cevap bulmak için sabırla beklemeye devam ettiği yeni bir yönetişim modeli getiriyor gibi görünüyor. Bu siyaset değil, tercih edilen bir yönetim anlayışına darbe vuran trajik bir travmadır.
Aynı zamanda, hükümetin bu tür durumları istismar ederek temel toplanma hakkına daha fazla kısıtlama getirmeye yönelik her türlü girişimini kınıyoruz. İfade özgürlüğüne zarar vermek amacıyla bu olayların araçsallaştırılmaya çalışılması halinde, bunun kabul edilemez olduğunu ve dirençle karşılanacağını açıkça ifade ediyoruz.
Hiç kimsenin eylemsizliğinin ya da çıkarcılığının bedelini toplumun ödemesini kabul etmeyeceğiz. Protesto hakkı bir taviz değil, demokrasinin temelidir ve hiç kimse tarafından hedef alınmasına izin vermeyeceğiz. Elbette demokrasimizin, en büyük mangalı yakanın ülkenin siyasi gündemini belirlediğine inanan gruplar tarafından “mangal yakma” ve “yol kenarı işgali” terimleriyle işletilmesini de kabul etmek niyetinde değiliz.